Kardak Krizi’nin 21. yıl dönümü

Kardak Krizinin 21. yılı dolayısıyla, Türk ve Yunan Sahil Güvenlik ekipleri, Kardak Kayalıklarına yakın bir bölgede devriye görevi yapıyor.

  • 30 Ocak 2017
  • 335 kez görüntülendi.
Kardak Krizi’nin 21. yıl dönümü

Kardak Krizinin 21. yılı dolayısıyla, Türk ve Yunan Sahil Güvenlik ekipleri, Kardak Kayalıklarına yakın bir bölgede devriye görevi yapıyor.

30 Ocak 1996 yılında yaşanan Kardak krizinin ardından 21 yıl geçti. Olayın yıl dönümü nedeniyle Bodrum’a 3,8 mil uzaklıktaki bölgede ekipler güvenlik tedbirleri aldı.

Öğle saatlerinden itibaren Deniz Kuvvetlerine bağlı P1208 No’lu Türk savaş gemisi ile Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 4 bot, Kardak Kayalıklarına yakın bir bölgede beklemeye başladı.

Türk Sahil Güvenlik ekipleri, Turgutreis ve Gümüşlük açıklarında bulunan adaların etrafında sık sık devriye icra etti. Öğle saatlerinden itibaren karşılıklı bekleyişlerini sürdüren her iki ülkenin botları arasında akşam saatlerinde hareketlilik yaşandı.

Yunan Sahil Güvenlik botlarının bölgeye yaklaşması üzerine Türk Sahil Güvenlik ekipleri duruma müdahale etti. Yaklaşık 10 dakika süren müdahale, saniye saniye görüntülendi.

Tarihe Kardak Krizi olarak geçen olay 1996 yılının Ocak ayında yaşanmıştı. Figen Akat isimli Türk gemisi 25 Aralık 1995 tarihinde Ege Denizi’ndeki Bodrum’un 3,8 mil uzaklığındaki KardakKayalıkları’nda karaya oturdu. Bu olaydan sonra Yunanistan, deniz kazasının kendi karasularında olduğunu ileri sürdü. Türkiye ise söz konusu adaların kendisine ait olduğunu belirtti. Yunanistan Ordusu, bir süre sonra doğudaki adacığa asker çıkarıp bayrak dikti. Bunun üzerine iki ülkenin deniz kuvvetleri adanın çevresinde konuşlandı. Dönemin başbakanı Tansu Çiller, ‘O bayrak inecek, o asker gidecek’ diyerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaşa hazır olduğunu belirtti ve 30 Ocak 1996 gecesi adaya asker çıkarılmasını istedi. Türk SAT ve SAS komandoları Doğu Kardak’ı kuşatmış olan Yunan donanmasının arasından geçerek hemen yandaki ikinci adaya (Batı Kardak) gece operasyonu ile çıkıp Türk bayrağını diktiler. Daha sonra Bill Clinton’un telefonu ve Amerikan delegesi Richard Holbrooke ile NATO Genel Sekreteri Javier Solana girişimleriyle tansiyon düşürülmüş ve kriz öncesi duruma dönülmüştür.

Orgeneral Akar, TSK olarak Ege Denizinde icra etmiş olduğumuz tüm faaliyetlerde deniz alaka ve menfaatlerimizin korunmasında daima dostluk ve barışı göz önünde bulundurduğumuzu belirtmiştir. İlaveten ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaatlerinin karada, denizde ve havada korunması için TSK’nın azim ve kararlılıkla, gayret ve çabalarını artırarak sürdürmekte olduğunu vurgulamıştır.
Orgeneral Akar, ayrıca TSK’nın bölgemizde etkin, caydırıcı ve saygın bir güç olduğunu da ifade etmiştir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ